A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property CI_URI::$config is deprecated

Filename: core/URI.php

Line Number: 72

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property CI_Router::$uri is deprecated

Filename: core/Router.php

Line Number: 89

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property CI_Input::$security is deprecated

Filename: core/Input.php

Line Number: 93

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property Welcome::$benchmark is deprecated

Filename: core/Controller.php

Line Number: 46

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property Welcome::$hooks is deprecated

Filename: core/Controller.php

Line Number: 46

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property Welcome::$config is deprecated

Filename: core/Controller.php

Line Number: 46

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property Welcome::$utf8 is deprecated

Filename: core/Controller.php

Line Number: 46

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property Welcome::$uri is deprecated

Filename: core/Controller.php

Line Number: 46

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property Welcome::$exceptions is deprecated

Filename: core/Controller.php

Line Number: 46

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property Welcome::$router is deprecated

Filename: core/Controller.php

Line Number: 46

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property Welcome::$output is deprecated

Filename: core/Controller.php

Line Number: 46

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property Welcome::$security is deprecated

Filename: core/Controller.php

Line Number: 46

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property Welcome::$input is deprecated

Filename: core/Controller.php

Line Number: 46

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property Welcome::$lang is deprecated

Filename: core/Controller.php

Line Number: 46

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property Welcome::$load is deprecated

Filename: core/Controller.php

Line Number: 49

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property Welcome::$db is deprecated

Filename: core/Loader.php

Line Number: 343

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property CI_DB_mysqli_driver::$stricton is deprecated

Filename: database/DB_driver.php

Line Number: 87

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property Welcome::$sezgin is deprecated

Filename: core/Loader.php

Line Number: 303

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property CI_Loader::$benchmark is deprecated

Filename: core/Loader.php

Line Number: 791

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property CI_Loader::$hooks is deprecated

Filename: core/Loader.php

Line Number: 791

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property CI_Loader::$config is deprecated

Filename: core/Loader.php

Line Number: 791

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property CI_Loader::$utf8 is deprecated

Filename: core/Loader.php

Line Number: 791

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property CI_Loader::$uri is deprecated

Filename: core/Loader.php

Line Number: 791

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property CI_Loader::$exceptions is deprecated

Filename: core/Loader.php

Line Number: 791

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property CI_Loader::$router is deprecated

Filename: core/Loader.php

Line Number: 791

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property CI_Loader::$output is deprecated

Filename: core/Loader.php

Line Number: 791

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property CI_Loader::$security is deprecated

Filename: core/Loader.php

Line Number: 791

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property CI_Loader::$input is deprecated

Filename: core/Loader.php

Line Number: 791

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property CI_Loader::$lang is deprecated

Filename: core/Loader.php

Line Number: 791

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property CI_Loader::$load is deprecated

Filename: core/Loader.php

Line Number: 791

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property CI_Loader::$db is deprecated

Filename: core/Loader.php

Line Number: 791

A PHP Error was encountered

Severity: 8192

Message: Creation of dynamic property CI_Loader::$sezgin is deprecated

Filename: core/Loader.php

Line Number: 791

Bantmag No:5

Bantmag

NASIL YERSEN, SEN OSUN YAZI ULUS ATAYURT
İLLÜSTRASYON SADİ GÜRAN

FUGAZİ'NİN GÜZEL BİR ŞARKISI VARDIR. “MERCHANDISE”. YANİ "TİCARET". BİR İKİ MISRASINI HATIRLAYALIM: “YOU ARE NOT WHAT YOU OWN.” TÜRKÇEYE SÖYLERSEK “SEN SAHİP OLDUKLARININ TOPLAMI DEĞİLSİN.” BİR DE ŞUNLAR: “BUT WHEN WE HAVE NOTHING LEFT TO LOSE. YOU WILL HAVE NOTHING LEFT TO USE. WE OWE YOU NOTHING YOU HAVE NO CONTROL.” YİNE YUVARLARSAK, “KAYBEDECEK BİR ŞEYİMİZ KALMADIĞINDA, SENİN DE SUİİSTİMAL EDECEK BİR ŞEYİN KALMAYACAK. SANA HİÇBİR ŞEY BORÇLU DEĞİLİZ."

Fugazi, bilenler bilir, tüketim toplumuna seküler azizler olarak savaş açmış bir gruptur. İşi Ticket Master'a, yani ABD'nin Biletix'ine karşıdan cephe almaya, biletlerini gişede kendileri satmaya kadar götürmüştü. Diyet tutkuları, yani en azla yaşama inatları da cabası. Fugazi'de “praksis” var. Yani düşünüyorlar ve yapıyorlar. Sadece düşünmüyorlar. O meşhur 11. tezi hatırlayalım: “Filozoflar dünyayı yalnızca çeşitli biçimlerde yorumlamışlardır; oysa sorun onu değiştirmektir.” Şimdi Fugazi'ye dönelim: “Sen sahip olduklarının toplamı değilsin.”

 

Kuşkusuz sahip olduğumuz mallar bizi tarif ediyorsa ortada bir yanlışlık var, praksis yok demektir. Ama illa da kendimizi tarif edeceksek, herhâlde yediklerimizin bunda büyük payı var. Hem de sadece bizim 20 küsur yaşına kadar hücrelerimizi büyüttüğü için değil. Çünkü yemek sosyal açıdan şekillenmemizi sağlayan en önemli etkenlerden biri. Çocukluğumuzu, masa etrafını hatırlayın. Yemek, “birlikteyiz” demenin en basit yolu. Öyleyse şöyle diyebiliriz. “Ne yiyorsak oyuz”, daha doğrusu “Yediklerimizi nasıl yiyorsak oyuz.”

 

Liberal hayat görüşü (Anglo-Saxon anlamıyla) insanı “ihtiyaçları olan bir yaratık” olarak tanımlar. İhtiyaç çıkar giderilir, sonra yine çıkar. Bu böyle ölene kadar gider. Felsefî literatürde buna “faydacılık” da diyorlar. İnsan ihtiyaç gideren bir yaratıktır. Oysa yemek bu faydacı dünya görüşünü yerle bir etmenin en basit yolu değil mi? Sırf ihtiyacımız yüzünden mi yemek yiyoruz?

 

Dünyada çok yaygın olan bir yemek yeme kültürü var. Kimileri ona “Toplum Mutfağı” diyor. Bazıları “Dayanışma Mutfağı” olarak da adlandırıyor. En şahane isim ise ABD'nin meşhur toplumsal hareketlerinden birinden geliyor: “Food not Bombs”. Yani “Bomba yerine Yemek”. Bazıları da onu “Çorba Mutfağı” diye adlandırılıyor. Bunu diyenlerin referansı aslında çoğu kilisede fakirlere verilen çorba. Bu çorbanın tarihçesi 19. yüzyıla kadar gidiyor. Ancak genel anlamda ortaya çıkışı ABD'de 1928 yılında patlak veren ve neredeyse II. Dünya Savaşı'na kadar devam eden “Büyük Buhran” adı verilen iktisadî kriz. Nüfusun dörtte birinin açlıkla yüzleştiği o çağda ilk çorba mutfağını meşhur gangster Al Capone'un açtığı rivayet ediliyor. Tabiî bir de kiliseler bu işe memur oluyorlar. Yanlış anlaşılmasın, Büyük Buhran sırasında yemek, mesela buğday az değildi. Sadece insanların alacak parası yoktu. Tıpkı şimdi de olduğu gibi. Bugün dünyada herkese yetecek kadar tahıl var, ancak “tahıl borsa”sı denen kumar masasının büyük aktörleri spekülasyon yaptığı için fiyatlar çok kısa sürede fahişleşebiliyor. Bakınız 2009'da Mısır'ın, ardından Haiti'nin açlık sınırına dayanması. Salt geçen sene buğday fiyatları yüzde 60 oynadı. İşte bu yüzden, “dayanışma mutfakları” önemli. Önemli çünkü bir hayatta kalma stratejisi sunuyor. Ama mesele sadece açlık değil, çünkü yemek sadece doymakla ilgili değil. Bir örnek üzerinden açalım.

 

Peru'nun Lima şehrinden “comodores autogestionarios”, yani özyönetime dayalı toplum mutfaklarının birincisi, yoksulluktan mustarip bir avuç kadın tarafından 1978 yılında kurulmuş. Şimdi sadece Lima'da yaklaşık 1500 tane komünal mutfak faaliyet gösteriyor. Ülke çapındaki mutfaklar da “Ulusal Özyönetim Mutfakları Komisyonu” adlı altında örgütleniyorlar. Açlık nedeniyle başlayan mutfaklar bir süre sonra, özellikle kadınların sorunları etrafında örgütlendikleri bir toplumsal harekete evriliyor. Bu konuda araştırma yapan Maria-Elena Mujica'nın tespit etiği üzere kadın, yoksul ve yerli halktan gelen insanların ülke çapına hediye ettiği bir hareket. Bu hareketin üç somut faydası var: Yoksulluk ve beslenme arasındaki bağlantı koparılıyor. İnsanlar kendilerine, ailelerine, komşularına, artık tanış oldukları insanlara yemek yaparken özen gösteriyor ve kötü beslenmeye dayalı hastalıklar hızla azalıyor. Ve belki de en az bunlar kadar önemlisi topluluk birbirine kenetleniyor, kısa zamanda yaşamın diğer alanlarındaki sorunlarla da müşterek ilgilenilmeye başlanıyor.

 

Lima'daki mutfakların kapasiteleri, çalışma tarzları, yemek tedarik zincirleri, yemek servis saatleri çeşitlilik arz ediyor. Çoğu 30 ila 300 kişiye yemek sunuyor. Bu da genellikle öğle yemeği oluyor. Bazen akşam yemeği, hattâ sabah kahvaltısı da ikram edenleri var. Yemek parası kimi zaman müşterek toplanıyor, kimi zaman bir STK'dan gıda malzemesi ya da nakit temin ediliyor. 1980'li yıllarda devlet de bu mutfaklara yardım etmeye başlamış. Ancak devletin el attığı mutfaklarda kadınların başka konularda örgütlenmesine engeller çıkmaya başladığı için birçok mutfak bu yardımlardan imtina etmeye karar vermiş. Bugün “comodores autogestionarios” ülke sathında yayılmaya devam ediyor.

 

Dayanışma mutfaklarıyla ilgili en önemli tartışmalardan biri de “devletin yardım etmesi gereken yoksul vatandaşlara” diğerlerinin yardım etmesiyle devletin bir külfetten kurtarılmış olması. Bunu savunanlar refah devletinin ruhunu geri çağırıyor. Ancak bu görüş dayanışma mutfaklarını sadece “aşevi” olarak düşündüğü için bir yanlışlığa düşüyor. Öyle ki mutfaklar toplumsal örgütlenmeye katkı yaptığı ölçüde devlet nezdinde “tehlikeli” addedilmeye başlıyorlar. Bunların yine en bilineni “Food not Bombs”. Yaklaşık bin kadar farklı mutfağın oluşturduğu koalisyon 1980'lerin nükleer karşıtı hareketinden, 1999 “Seattle Muharebesi”ne, geçtiğimiz sonbahardaki Wall Street İşgali'ne kadar sürüsüne bereket meselede örgütleyici roller üstlendi. Bu yüzden muhafazakâr cenahta “yemek teröristleri” olarak adlandırılıyorlar. Hattâ Orlando belediyesi, faaliyetlerini kısıtlamak için belli bir seviyenin üzerinde insana bedava yemek verilmemesine dair bir genelge bile çıkarttı. Genelge sonrası tutuklananlar oldu. Bazı kentlerde belli sayıda insanın bir araya gelmesi için polisten izin alınması gerekliliği devreye sokuldu. Demek ki, devlet kendi mesuliyetlerini öyle her önüne gelene paslamıyormuş.

 

Bu iki örnekten daha az siyasî olan dayanışma mutfakları da var. Kanada'daki kolektif mutfaklar insanların beraber yemek yapıp evlerine götürdükleri bir sistem. Mesele yine sadece masraflar değil. Hattâ bu örnekte asıl motivasyon daha çok yalnızlığı bertaraf etmek. Daha çok “Freeganist”lerin yani artıkları değerlendirerek yaşayanların takıldığı kolektif mutfaklar da mevcut. Dışarıdan para almadan mutfağı idame ettirmek isteyenlerse “Ne kadar ödeyebilirsen” stratejisini uyguluyor. Bunların en meşhuru “One World Everybody Eats” (Tek Dünya, Herkesin Karnı Doyuyor) hareketi. “Öyle mutfak dönmez” diyenlere inat bu tür mutfakların sayıları giderek artıyor.

 

Tabiî elinizdeki “çekici” nasıl kullandığınız da önemli. Biz bu konuda sadece olumlu örnekleri gösterdik. Yoksa aynî sistemin siyasî yelpazenin sağ yanına denk düşenlerce nasıl kullanıldığı çoğumuzun malûmu. Ne de olsa yemek asla sadece yemek değil.

 

Hayal kurmak “praksis”in ilk aşaması. Öyleyse kuralım. Maltepe'de yaşayan bir arkadaşımızın hayalini aktaralım: Orada kuzeye, orman alanına giden vadi bir “toplum bahçesine” çevrilecek. Yüzlerce dönümde binlerce kişi beraber sebze yetiştirecek. Bunlar ilçede açılan kolektif mutfaklarda pişecek. Bazıları bunu yapanlara “yemek teröristi” diyecek.